Roma

Roma – İtalya
Roma – İtalya

Roma – İtalya

En son Garanti Bankasının düzenlediği “Biz ayrılamayız” temalı bir yarışmada Instagram’da birinci olduğumuzdan ve 3 günlük İtalya turu kazandığımızdan bahsetmiştim. İşte kazandığımızın resmi 🙂
Her yere birlikte giden biz İtalya tatilini de ayrılmadan kazandık 🙂 Öncelikle belirtmeliyim ki buraya kadar her şey güzel görünüyor fakat yine başımıza gelmeyen kalmadı tabiki 🙂 Öncelikle vize için başvurmakta biraz geciktik, çünkü Amerikadan döndükten 1 yada 2 hafta sonra gidecektik. Vizeye başvurmayı erteleyince son ana kaldık. Başvurumuzu İtalya vizesi için yetkili İData firmasına yaptık. Öncelikle firma çalışanlarının birçoğu çok kaba ve ters davranıyorlar. Zaten gidip gidemeyeceğimiz tehlikedeyken bir de benim evraklarımla ilgili sıkıntı çıkınca ipler iyice gerildi. Evrakları tamamlayıp verdik fakat uçuşumuzdan bir gün önce hala elimizde vizemiz yoktu, yani Ceyhunun vardı da benim yoktu. Konsolosluğun kapanmasına yarım saat kala Ceyhun gidip vizemi sordu ve pasaportumun arada kaynadığı ortaya çıktı. Neyseki konsolosluk hatasını hemen düzeltti ve Ceyhuna 60 günlük vermişken bana 90 günlük vize verdi 🙂 Ceyhun bu konuda hala son dakika beni konsolosluğa koşturdun, yolu yanlış tarif ettin beni X yerden çevirdin vs diye dert yanıyor ama benim cevabım hazır. Bütün sene izlediğin Muhtemeşem Yüzyılda Hürrem Kanuni’yi Viyanadan geri çeviriyordu. Elin adamı Viyanadan dönüyor ses çıkarmıyor, bizimki Osmanbey’den döndü 1 yıldır konuşuyor :))
Son dakikada da olsa vizemi ve pasaportu almayı başardık. Sabah havaalanında rehberimizle buluşup yaklaşık 2,5 saatlik bir yolculuktan sonra Roma’ya vardık. Pasaport işlemlerinden sonra klasik tur anlayışıyla otobüse doluştuk ve şehir turuna başladık. İlk durak tabiki de San Pietro meydanıydı. Vatikan’ın ana meydanı olan San Pietro oldukça kalabalıktı. Meydanda biraz fotoğraf çekilip Bazilika’ya girmek için sıraya girdik. Burada önemli bir bilgi de edindik. Bazilikaya girmek için, özellikle yaz aylarında ziyaret ediyorsanız, kesinlikle şortlu veya omuzları açıkta bırakan bir kıyafetle olmamanız gerekiyor. Çünkü dışarıda kalırsınız. Benim üstümde boyu diz kapağımın altında olan bir tayt vardı ona da sorun çıkarmadılar zaten. Bazilika girişinde ciddi sıra oluyor fakat gözünüz korkmasın, sıra anlayışları bizdeki gibi değil, sıra hemen bitiyor.
Bazilika’dan içeri girer girmez sizi Michelangelo’nun ünlü eseri Pieta karşılıyor. Fransız Piskopos Jean Bilheres ‘in kendi mezarı için sipariş ettiği bu eser Meryem Ana’nın ilk defa genç tasvir edildiği eser olması açısından da önemli. Eser gerçekten büyüleyici. Başı her daim kalabalık olmasa uzuuunca bir süre inceleyebilirsiniz.
İtalya’ya gitmeniz durumunda görmeden dönmemeniz gereken başlıca yerlerden biri Aziz Petrus yada San Pietro Bazilikası. Bazilika’da başlıca dikkatimizi çeken şeyler…
İçeride turumuzla birlikte yaklaşık 45 dakika kadar gezdikten sonra dışarı çıktık ve İsviçreli muhafızlarla karşılaştık. Yürürken çekilen fotoğraf bu kadar oluyor 🙂
Meydandan ayrılıp otobüsle kısa bir şehir turu attıktan sonra otelimize yerleştik. Biz Termini (Merkez tren istasyonu) nin tam karşısındaki merkezi konumda olan Siracusa otelde kaldık. Tipik bir 3 yıldızlı otel. Otelin içi her ne kadar labirent gibi olsa da kalitesi ve konumu hiç de fena değil. Dışarıya açılan yeşil pencereli tatlı bir otel 🙂
Roma gezintisi bu kadar mı sürdü diye düşünüyorsanız da son gün kısa bir Roma gezimiz daha oldu. Onu ayrıca yazacağım. O gece otelde dinlenmeyi tercih edip bir gün sonraki Napoli turuna katılmaya karar verdik. O da bir sonraki yazımda burada olacak. Napoli ve Pompei hakkındaki gerçekleri öğrenmek için yarın yine burada olmalısınız. Benden söylemesi 🙂
Esra Ersal Administrator

Geziyorum görüyorum paylaşıyorum. Takipte kalın :)

Leave a comment