İngiltere'de Yeni Hayatım

İngiltere’de İş Bulma Serüvenim 2. Bölüm
İngiltere’de İş Bulma Serüvenim 2. Bölüm

İngiltere’de İş Bulma Serüvenim 2. Bölüm

Bir önceki yazım için nasıl iş bulacağımızı yazmamışsın ki, içerik başlıkla uyumlu değil diyenler olmuştu, öncelikle onlara buradan genel bir cevap vereyim. İş bulmanın ilk koşulu tahmin edersiniz ki İngilizce bilmek, öğrenmek 🙂 Ben de İngilizce sorununu çözünce ikinci aşamaya geçtim ve İngiltere’de İş Bulma Serüvenim 2. Bölüm başlamış oldu.

ingilterede-is-bulma-seruvenim-2-bolum

İngiltere’de İş Bulma Serüvenim 2. Bölüm

Öncelikle iş arama kısmına Cv’mi düzenlemekle başladım. Ülkemizde çok fazla umursanmasa da Linkedin, İngiltere’de iş bulmak için gayet yeterli bir platform. Öncelikle Linkedin’de Türkçe olarak var olan Cv’mi İngilizceye çevirdim. En ufak bir gramer hatası olmaması için de Purple CV’den hizmet satın aldım. Bu tip firmalar özgeçmiş yazma ya da düzenleme hizmeti veriyorlar. Ayrıca yine ülkemizde çok kullanılmayan Cover Letter’a da ihtiyacım vardı. Daha önce hiç Cover Letter yazmam gerekmediği için formatı hakkında hiçbir fikrim yoktu. Bu nedenle Cover Letter hizmetini de Purple CV’den satın aldım. Cover letter yazmaları için kendinize ve deneyimlerinize uygun bulduğunuz 3 farklı iş ilanı seçip onlara göndermeniz gerekiyor. Onlar bu iş ilanlarına göre sizin için en uygun olan Cover Letter’i bir gün içerisinde düzenleyip tarafınıza geri gönderiyorlar. Hatta dilerseniz Linkedin profilinizi bile oluşturuyorlar. Ben Cv’mi kontrol ettirip Cover Letter yazdırmayı yeterli buldum ve işin ilk aşamasını atlattım.

linkedin-is-bulmak

Linkedin’den İş Bulmak

İngilizcemi geliştirip Linkedin profilimi ve CV’mi hazırladığıma göre artık iş aramaya başlayabilirdim. Yukarıda da söylediğim gibi benim iş aradığım ya da onların beni bulduğu ana platform her zaman Linkedin oldu. Örneğin ben Güzel Sanatlar Sinema Bölümü mezunuyum ve ulusal TV kanallarında video editör olarak çalıştım. Linkedin’de iş arayışım da bunun üzerine oldu. Fakat ilk aşamada şöyle bir gerçekle karşılaştım. İngiltere’ye taşınmadan önce yaptığım araştırmalara göre benim çalıştığım alanda çok fazla iş imkanı vardı, en azından çok fazla iş ilanı görünüyordu.

Linkedin’den İş Bulunur mu?

Buraya geldiğimde öğrendim ki o iş ilanlarının bir kısmı tamamen formalite. Yani aslında firma bir şekilde (eski çalışanı olabilir, şirket içerisinden biri referans olmuş olabilir) işe kimi alacağını zaten biliyor. Fakat prosedür gereği iş ilanını yayınlamak, kısacası böyle bir pozisyonun açık olduğunu bildirmek durumunda. İş aramaya başladığım süre içerisinde yaklaşık 1 ay kadar hiçbir yerden dönüş alamadım. Sanırım bu bahsettiğim tarzda iş ilanlarına başvuruyordum sürekli. Sonra bir gün mail kutuma bir mail düştü bu süreçte başvurduğum bir işle ilgili olarak Discovery Channel’dan. 2018 Kış olimpiyatlarında görev almak üzere Highlights Editor arıyorlardı ve beni mülakata davet ediyorlardı. Maili gördüğümde duyduğum heyecanı ve korkuyu size tarif edemem.

ingilterede-is-mulakati

Kendi ana dilimde bile mülakata gireceğimde stresten karın ağrıları çeken ben, bir de İngilizce mülakata gireceğimi düşündükçe korkudan kaçıp gidecek gibi oluyordum ne yalan söyleyeyim 🙂 Firma ile olan yazışmalarımıza göre mülakata hazırlanmam için yaklaşık 5 günüm vardı. Hemen çalışmalara başladım tabii. Öncelikle Youtube’da ingilizce mülakat örnekleri izledim bol bol. Ne tip kelimeler kullanmalıyım, bana ne gibi sorular sorabilirler vs. Sonrasında İngiltere’de mülakatlarda sorulan soruları araştırdım ve not aldım.

İş Mülakatına Hazırlanmak

O dönem hala özel İngilizce dersi alıyorduk ve soruları İngilizce çalıştığımız hocaya da gösterdim. Kendisi, istersem sorulara bana uygun olacak şekilde cevapları yazabileceğini ve benim de ona göre pratik yapabileceğimi söyledi. Birkaç soruda denedik bu taktiği ama sizin olmayan cümleleri taklit etmek hiçbir işe yaramıyor. Onun yerine kendi kelimelerimle, kendi dil becerimle ne kadar cevaplayabiliyorsam soruları, aklımda cevaplayıp sonra kağıda döktüm. Tabii her mülakatta olduğu gibi doğaçlama olarak gelebilecek sorulara da hazırlandım. Mülakat günü geldiğinde, dünya görüşüm olan “Ya kimler kimler iş buldu, ben mi bulamayacağım” diyerek girdim içeri 🙂

İngiltere'de iş bulma serüvenim

Mülakat için Discovery Channel’ın Kuzey Avrupa departmanı ile görüştüm. Görüştüğüm müdür İsveç’ten, supervisor Danimarka’dandı fakat ikisinin de neredeyse mükemmel İngilizcesi vardı. Bu beni ilk başlarda ürküttü açıkçası, fakat mülakatın başında yanlış bir şey söylersem en azından nedenini bilsinler diye düşünüp, Londra’ya yeni taşındığımı, İngilizcemin kusursuz olmadığını söyledim. Onlar da karşılık olarak senin İngilizcen bizim Türkçemizden iyi, merak etme, çok iyi gidiyorsun demişlerdi. Sınava hazırlanır gibi hazırlandığım mülakatta sorular genellikle çalıştığım yerden çıktı 🙂 3 gün sonrasında da işe alındığıma dair mail ulaştı elime. Böylece İngiltere’de, Londra’da girdiğim ilk mülakattan yüzümün akıyla çıktım ve işe alındım.

İngiltere’de ilk iş deneyimini elde edip CV’ye ekledikten sonra da, Recruitment firmalarının dikkatini çekmeye başladım. Hatta yaklaşık 8 ay önce başladığım The Walt Disney Head Office’deki iş için, ben başvuru yapmadan onlar beni buldu ve benimle görüşmek istediklerini belirttiler. Son 8 aydır da hem Discovery için hem Walt Disney için çalışıyorum. Kısacası Londra’da iş bulmanın en zor kısmı nasıl ve nereden başlayacağını bilmiyor olmak, sonrasında zaten bilgi olarak yeterliyseniz iş sizi buluyor. Umarım benim iş bulma serüvenim şu an iş arayışında olanlar için de faydalı olur. Sormak istediğiniz sorular olursa Instagram account’ umdan ulaşabilir ya da bu yazının altına sorularınızı bırakabilirsiniz. Herkese bol şans diliyorum, iyi olan kazansın!

Esra Ersal Administrator

Geziyorum görüyorum paylaşıyorum. Takipte kalın :)

Leave a comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.