İngiltere'de Yeni Hayatım

Londra’da Ev Bulmak ve Kiralamak
Londra’da Ev Bulmak ve Kiralamak

Londra’da Ev Bulmak ve Kiralamak

Londra’da Ev Bulmak ve Kiralamak başlığını görünce yok artık bunu da yazmış olamazsın diye düşünebilirsiniz, ben de Türkiye’deyken bu konuda yazılmış blog içeriklerine öyle diyordum. Ne var ki gideceksin emlakçıya, ev arıyoruz diyeceksin, evleri gösterecekler birini tutacaksın işte derdim hep, buraya geldiğimde anladım ki durum hiç de öyle olmayabiliyormuş. 6 ay önce Londra’ya ilk olarak 5 günlüğüne oturum kartımızı almaya gelmiştik. O süre zarfında konaklama için Airbnb’den bir bahçe evi kiraladık. Hani biz de bahçelerde kullanılan araç gereçleri koymak için minik kulübeler olur ya, aynısını ev sahibi bahçesine ısıtmalı, duşlu tuvaletli, mutfaklı olarak yaptırmış, gecesini 200 TL’ye de kiraya veriyor, öyle bir yer düşünün.

Londra'da Ev Bulmak ve Kiralamak

Londra’ya adım attığımız gibi burada yaşamayı düşünmeye başladığımız andan itibaren bizi korkutan yağışlı havayla karşılaştık. Oturum kartımızı almak için geldiğimiz o 5 gün boyunca gerçekten ama gerçekten, abartmıyorum, 5 dakika dahi durmadan yağdı yağmur. İlk dakikalarda emin miyiz, bir ömür burada böyle geçer mi diye düşünsek de temelli olarak geldiğimizden beri toplasanız 10 kere ancak yağdı yağmur. Neyse gidip oturum kartımızı vs aldıktan sonra, burada kaldığımız 5 gün içerisinde bir ev bulursak iyi olur diye düşündük, çünkü biraz eşya ile gelmiştik. Onları bırakmak için de yere ihtiyacımız vardı.

Londra’da Ev Bulmak ve Kiralamak

Sosyal medyanın da yardımıyla Londra’da emlak ofisi bulunan, aynı dili konuştuğumuz bir bey bulduk. Kendisiyle görüşmek için sözleştik ve bizi bir stüdyo daire görmeye götürdü. Zone 2’de underground’a epey uzak, overground’a oldukça yakın bir stüdyo daire idi gördüğümüz. Biz çift olduğumuz ve açıkçası konforumuzdan ödün vermek istemediğimiz için oda kiralamayı ya da paylaşımlı evde kalmayı düşünmedik. Bu nedenle stüdyo daire arayışına girdik.

Yeni Ev Arayışı

Gördüğümüz stüdyo dairenin mutfağı ve banyosu içindeydi, yani sadece bizim kullanımımıza açıktı. Çok merak edilen soruyu da cevaplayayım kirası da aylık 900 pound idi. Bu 900 poundun içerisine su ve council tax dediğimiz belediye vergisi de dahildi bu arada. Sadece elektrik kartla dolduruluyor ve bize aitti. Ev sahibi de Türk olduğu için kontrat yaparken pek sorun yaşamadık fakat ayrılırken kendisi depozitoyu geri ödeme konusunda epey salladı bizi açıkçası. Bildiğim kadarıyla 15 gün içerisinde ödemesi gereken depozitoyu bir ayı geçmişken 2 taksit halinde ödedi. Neyse sonuçta 3 ayımız o evde geçti.

Ben iş bulup evi değiştirmeye karar verdiğimizde yeni kira gününe 15 gün kalmıştı ve herkes bize yeni bir evi ancak 2 ayda bulursunuz, delirdiniz mi diyordu. Londra’da Ev Bulmak ve Kiralamak konulu hikayemiz buradan sonra başlıyor zaten 🙂 Burası Türkiye gibi değil, 15 günde hayatta ev bulamazsınız sözlerini duydukça bizi bir panik aldı tabii. Sonrasında hemen kiralık ev ilanlarının paylaşıldığı sitelere yoğunlaşma (bu siteleri ayrı bir yazıda yazacağım), emlakçılara mail ve telefonla ev sorma derken 5 tane ev belirledik görebileceğimiz ve emlakçılarla randevulaştık. Stüdyo dairede özellikle yemek yaparken koku olduğu ve koku içerisinde uyumak istemediğimizden, işime yakın olan 1+1 eve geçmek istedik. Baktığımız evler arasında biri gerçekten çok hoşumuza gitti hem de işime yürüyerek 5 dakika mesafede. Evi gösteren emlakçı işimizi, çocuğumuz olup olmadığını, evcil hayvanımız olup olmadığını vs gibi basit soruları ayaküstü sorarak tamam siz uygun gibisiniz ev için, yarın size haber veririm dedi. Biz mutlu mesut evimize dönmüş iyi haberi beklerken kusura bakmayın ev başkasına verildi mesajını aldık. Yalan değil o kadar çok üzüldüm ki o gece doğru düzgün uyuyamadım bile, hem çok beğendiğim evin başkasına verilmiş olmasından ötürü hem de bu kadar kısa sürede evi nereden bulacağız derdinden.

Neyse ki sabah bir mesaj daha geldi ve ev geri geldi, eğer hala tutmayı istiyorsanız gelin görüşelim diye. Apar topar gittik emlakçıya. Vize tipimiz yani ECAA, Ankara anlaşması vizesi burada, özellikle İngilizler tarafından pek bilinmiyor. Bu nedenle öncelikle emlakçıya vizenizin ne tür bir vize olduğunu anlatmanız gerekiyor. Sadece bu aşama bile 1 saati bulabilecek zorlu bir süreç 🙂 Sonrasında vize tipimizi anlayan emlakçı ben bunu ev sahibiyle görüşeceğim fakat kendisinin sıcak baacağını düşünmüyorum dedi. Öyle deyince biz de kesenin ağzını açtık ve 6 aylık kirayı peşin verebileceğimizi söyledik. Öyle deyince tamam öyleyse ben onu ikna ederim ama siz de bazı evraklar hazırlayın diyerek bize uzuuuun bir liste verdi.

Bu evraklar neydi hatırladığım kadarıyla yazayım, pasaport ve varsa ehliyet fotokopileri, işverenden ya da freelance iseniz çalıştığınız kişilerden aldığınız referans mektupları, eski ev sahibinizden ve eski evi kiraladığınız emlak firmasından alınan referans mektupları, polis kaydı vs. Tüm evrakları hazırlayınca kendilerine teslim edip 6 aylık kirayı da banka yoluyla gönderip evi tuttuk nihayet. Burada evlerin çoğunluğu eşyalı olarak kiraya verildiğinden kısa süre içerisinde valizinizi ve eşyalarınızı alıp taşınabiliyorsunuz. Bizim bir takım taşıması zor eşyalarımızı da sosyal medya gruplarından bir beyfendinin yardım teklifiyle taşımıştık. Sağolsun kendisi hiçbir ücret talep etmeden çokca yardımcı oldu bize. Yazarken epey kolay görünen bu süre normal şartlarda burada 2 ayı bulabiliyor. Bizim işlerimiz biraz yolunda gitti de yaklaşık 10 gün içerisinde halledebildik tüm işleri. Sonrası faturaları üzerine alma, counsil tax ödemeleri vs olarak devam ediyor. Londra’da Ev Bulmak ve Kiralamak yazısının ardından yakında yayınlayacağım bir başka yazıda hangi sitelerden ev bulabilirsiniz, ya da kısa süreli konaklama için neler yapabilirsiniz onlara değineceğim. Umarım faydalı oluyordur yazılarım. İyi okumalar 🙂

Esra Ersal Administrator

Geziyorum görüyorum paylaşıyorum. Takipte kalın :)

2 comments

  • Evde Yazar Posted on 28 Ağustos 2017 at 14:54 Reply

    Şansınız hep böyle yaver gitsin, sevgiler 🙂

    • Esra Ersal Posted on 28 Ağustos 2017 at 21:45 Reply

      Teşekkür ederiz canımmm 🙂

Leave a comment