Amsterdam

İşkence Müzesi – Amsterdam
İşkence Müzesi – Amsterdam

İşkence Müzesi – Amsterdam

Amsterdam’da gezilecek yerler listesindeki en ilginç yerlerden biri de bu İşkence müzesi. Dam Meydanından ayrılmış bilinçsizce dolaşırken görüp girmeye karar verdik biz bu müzeye. Her ne kadar Ceyhun biraz uzak baksa da bu fikre ben korku tünellerini sevdiğim gibi bu tip ürpertici mekanları da severim 🙂
Spui yakınlarında ufak kanal evlerinden biri dekore edilerek müze haline getirilmiş. İçeride tahmin edeceğiniz üzere işkence aletleri var. Yanlarında ise açıklamaları ile nasıl kullanıldıklarını gösteren fotoğraflar var. İçerisi oldukça loş, müzeye giriş yaptığınız dev kapının içten gıcırtısı da sizi ilk dakikadan geriyor 🙂
Taş duvarlar, dar koridorlar ve loş bir aydınlatma kullanılarak ortam işkence aletlerini sergilemeye uygun hale getirilmiş. Biz gittiğimizde kapanmasına çok az bir süre vardı ve içeride kimse yoktu. O kadar sessiz ve ürperticiydi ki ortalık, o an karşımıza herhangi biri çıkmış olsa çığlık çığlığa kaçardık sanırım 🙂
Biraz meraklıyımdır evet… 🙂
Ortaçağda kullanılan bu işkence aletlerinin sergilenme nedeni insanların acımasızlığını göstermek aslında. İçeride giyotin de dahil olmak üzere çok çeşitli işkence aletleri mevcut. 
Klostrofobi ve paranoya sahibi insanlara pek de tavsiye etmeyeceğim bu müzeyi her gün sabah 10 ile akşam 23 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. Giriş ücreti tam bilet 5 euro indirimli 2,5 euro. İstanbulla karşılaştırdığımızda gözümüze küçücük görünen Amsterdam’a gidip işkence müzesini de gezmedik demeyeceğiz. Bir sonraki yazı, içerdiği sanat ile bu müzeyi ortaçağın derinliklerine gömecek olan Van Gogh müzesi. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…
Esra Ersal Administrator

Geziyorum görüyorum paylaşıyorum. Takipte kalın :)

6 comments

  • evde yazar Posted on 3 Nisan 2014 at 04:37 Reply

    Adamlar işkence aletlerinin bile müzesini yapmışlar, ülkenin birinde de metro kazısında çıkan tarihi eserlere üç-beş çanak çömlek denmişti.. Demek Avrupalı olmak böyle birşey..
    Teşekkürler bu farkındalık için:)

    • Esra Ersal Posted on 3 Nisan 2014 at 05:07 Reply

      Görür görmez aynı şey geçmişti aklımdan. Al benden de o kadar!

  • hcagla Posted on 3 Nisan 2014 at 05:57 Reply

    Klostrofobik bir insan olarak gitmiş kadar oldum ben almayım 🙂 güzel bir yazı olmuş tebrikler

    • Esra Ersal Posted on 3 Nisan 2014 at 06:11 Reply

      Hahah evet kesinlikle siz gitmeyin gitmiş kadar olun 🙂 Teşekkürler

  • Tarık Posted on 21 Haziran 2016 at 15:53 Reply

    Ahahaha 🙂 Tam benlik bir müze,ben bu tür korku ve gerilim olaylarına hastayım.Anlıyacağınız adrenalin delisiyim,ama kız arkadaşım çok korkar.Panil atağı var kendisinin uzak durmamız gerekiyor buralardan bir süre.Yoksa ansızın terk edilebilirim ^^

  • evren Posted on 20 Temmuz 2016 at 08:21 Reply

    Üçüncü görseldeki çivili koltuk berbatmış. Ortaçağ’da yaşamak istemezdim. Ecelimle de ölsem gözlerim kimbilir nelere şahit olacaktı. Bu tarz müzeler dünya genelinde yaygınlaştırılmalı belki insanlığımıza bir şeyler katar.

Leave a comment