Los Angeles

Los Angeles – Amerika
Los Angeles – Amerika

Los Angeles – Amerika

Evet Las Vegas’tan sonra nihayet Los Angeles’dayız. İspanyolca anlamı “Melekler” olan şehir. Diyebilirim ki gezdiğimiz onca şehir arasında İstanbul’a en çok benzeyen şehir bana göre. Uçaktan indikten hemen sonra taksiye atlayıp otelimizin yolunu tuttuk. New yorktan sonra benim ayarladığım her otelden korkar oldum 🙂 Neyseki kavgayı edeceksek en baştan edelim de sonradan huzursuzluk çıkmasın diyerekten internetten bakıp teyit etmiştim otelin tuvalet ve banyo durumunu 🙂 Akşam saatlerinde otelimize vardık, içeri girer girmez İşte bu demiştim, aşağıdaki fotoğrafa bakınca bunu dememek mümkün değil.
Yukarıya, odamıza çıkınca bu görünümden eser kalmadı tabii, otelin lobisi müthiş, odalar vasat. Genel olarak kalitesiz mobilyalar, ince ses geçiren duvarlar vs. Neyseki ve malesef ki Los Angeles için sadece 1 gece ayırabilmiştik. Bu nedenle eşyalarımızı odaya bırakıp, üstümüzü değiştirip akşam hava kararırken Hollywood Walk of Fame’e doğru yola çıktık. Kaldığımız otel metroya çok yakın olduğu için metroyla gitmeyi tercih ettik. Girişte metro için bilet aldık fakat bilet okutmamız gereken turnikeler ardına kadar açıktı ve kimse bilet okutmuyordu. Biz de ne olduğunu anlayamayıp bilet okutmadan geçtik. Yaklaşık 9 yada 10 durak sonra metrodan indik. Bu arada belirtmem gerekiyor ki metronun hali gerçekten içler acısı. Her yer çok pis, ortalık acayip kokuyor ve gerçekten kendinizi hiç güvende hissetmiyorsunuz. Onu da ben şuna bağlıyorum: bizim ülkemizde metro Levent, Osmanbey gibi gelir düzeyi yüksek olan kesimin yaşadığı yerlerden geçerken Amerikada durum tam tersi. Belki  de bu nedenle metrolarda bu kadar çok suç işleniyor bilemiyorum. Ünlüler kaldırımı denen yer, sanki öylece bırakılsa hiçbir şey olmazmış da sırf oraya da insanlar gelsin diye orası tercih edilmiş gibi. Her yerde evsizler var, mütemadiyen kavgalar çıkıyor ve tek bir polis bile görmedik malesef. Yine de gidip görülmeli tabii.

 

Meşhur Kodak tiyatrosu artık Dolby oldu biliyorsunuz 🙁 Önünde, Starların el ve ayak izlerinin bulunduğu Çin tiyatrosu da bu…
Ve bunlar da bazı sevdiğimiz ünlülerin izleri…

 

Los Angeles’ın bu kısmı bu kadar. Belirtmem gereken bir şey var ki buralarda gezinirken kesinlikle dikkatli olun. Çok geç saatlere kalmayın. Biz dönüş yoluna geçtiğimizde otelimize kadar bir evsiz tarafından takip edildik. Çıkarken otel görevlisi de çok geç saatlere kalmamamızı tembihlemişti. Nedenini gidince zaten anladık 🙂 Bir gün sonra Hollywood Universal Stüdyolarına gitmek üzere otelimize döndük fakat onu tabiki de ayrı bir yazı olarak yazacağım. Diyebilirim ki hayatımda en çok eğlendiğim gündü o gün. Nedenini bir sonraki yazıda siz de öğrenebileceksiniz 🙂
Esra Ersal Administrator

Geziyorum görüyorum paylaşıyorum. Takipte kalın :)

3 comments

  • fuarhome tuyap Posted on 5 Kasım 2015 at 03:41 Reply

    Takipteyiz Esra Hanım 🙂

  • Beylikdüzü Posted on 30 Kasım 2015 at 02:34 Reply

    Demek ki dış görünüşe aldanmamak lazım. Halbuki lobiye bakınca odalar saray gibidir diyor insan.

  • tarık Posted on 13 Haziran 2016 at 09:38 Reply

    Gezdiğiniz yerler dışında “Los Angeles’ta gezilebilecek yerler” listesi yapıp onlar hakkında gibi verseniz çok daha iyi olurdu. Bu sayede Los Angeles’a gitmek isteyenler için rehber niteliğinde bol görselli bir yazı olurdu.

Leave a comment